Greyfurt

Greyfurt (Citrus paradisi), sedef otugiller (Rutaceae) familyasından bugün birçok çeşit ve kültür formları yetiştirilen, yaprak dökmeyen meyve türü.

Greyfurt 1750 li yıllarda Jamaika’da ortaya çıkmış doğal hibrid bir türdür zira Jamaika’nın yerli tatlı portakalının yanında yetiştirilmek üzere Kaptan Shaddock tarafından Güney Asya’dan getirilen yine bir turunç cinsi olan pomelo türü bu adada dikildiğinde bu iki türün birbiriyle tozlaşmaya girdiği ve bunun sonunca 3. bir tür olan greyfurt’un ortaya çıktığı görülmüştür. Jamaika’dan dünyaya bu tür yayılmıştır. En çok greyfurt üretimi yapan ülke Çin Halk Cumhuriyeti’dir.

Yaprakları derimsidir. Çiçekleri beyazımsı renkli, meyveleri büyük, toparlak yassı, açık sarı renkli, ince kabuklu, bol usarelidir. Meyvelerinin çekirdekli ve çekirdeksiz cinsleri bulunur. Meyve dilimlerinin kabukları soyulunca acılık kalmaz, rahatlıkla yenebilir.

Meyvelerinden gıda olarak istifade edilir. C vitamini bakımından zengindir. Meyve kabuklarından marmelat yapılır.

Hazmı kolaylaştıran ve kabızlığı önleyen greyfurt mikropları öldürme özelliği ile faydalı bir besindir.

Yan etkileri

Yapılan araştırmalar; greyfurt suyunun veya greyfurtun bazı ilaçlarla birlikte alınmasının zararlı yan etkiler ortaya çıkarabileceğini gösterdi.[1] İlaçlar bağırsaklarda ve karaciğerde bulunan CYP450 enzimiyle parçalanarak vücudumuzdan atılmaktadırlar.[2] Bu enzimin ince bağırsaklarda bulunan P-450 3A4 isimli bir türü greyfurt suyu içince yok olmakta ve bu nedenle de ilacın parçalanması geciktiğinden kanda birikmekte ve sonuçta ilaç zehirlenmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle ilaç kullanan kişilerin greyfurt tüketmeden önce greyfurtun ilaca etkilerini bilmeleri önerilmektedir.

Reklamlar

Bamyanın Faydaları Nelerdir?

Bamya bir çok önemli mineraller, vitaminler, elektrolitler ve iyi bir sağlık için gerekli olan antioksidanlar içeren çok sağlıklı bir yeşil bir sebzedir.

Bamya tüm dünyada mevcuttur. Farklı yerlerde bu sebze farklı isimlerle adlandırılır. Bayan parmağı, gombo, okoro, ochro, bendi, bhindi bu isimlerden bazılarıdır. Bamyayı nasıl sağlıklı bir şekilde pişireceğinizi mi merak ediyorsunuz? Bamya salatası, kısık ateşte biraz yağ ile bamyaları sotelemek, bamya çorbası veya bamya yahnisi bu sağlıklı yöntemlerden bazılarıdır. Kızartılmış bamyanın sağlıklı olup olmadığını mı düşünüyorsunuz? Kızarmış bamya fazla miktarda kolesterol ve doymuş yağ içerir dolayısıyla bu şekilde yememeniz daha iyidir. Ancak her zaman düşük alev üzerinde sote edip ve en sevdiğiniz baharatları ekleyebilirsiniz. Bu sebze yapışkandır; ancak ekşi bir şey eşlik ettiği zaman, güzelce ayrılır ve yapışkan dokusunu kaybeder. Bamyanın yapışkanlığını kaybetmesi için yemeklere çoğunlukla domates veya limon suyu eklenir.

Bamyanın yapışkan dokusu en sevdiğiniz sebzeler, baharatlar, baklagiller ve tahıllar eklenerek güveç yapmak için çok uygundur. Bamya kanola yağı ile sotelenip tuz ve istediğiniz baharatlar ile pişirildiğinde ise inanılmaz sağlıklıdır. Ayrıca sevdiğiniz sebzeler, zeytinyağı ve taze limon suyu içeren salatalara taze ve dilimlenmiş bamya ekleyerek harika salatalar yapabilirsiniz. Bamya pişirmek için bir çok yol vardır ve içerdiği folat, C vitamini, A vitamini, kalsiyum gibi gerekli besin değerlerinin iyi bir yüzdesini sağlamak için düzenli olarak tüketilmesi gerekir.

Bamya Besin Değerleri:5032_bamyes-me-saltsa-okra-in-tomato-sauce

Bir porsiyon (100 gram) taze çiğ bamya için besin değeri aşağıda listelenmiştir;

Vitaminler:

Folat 88 mcg
Niasin 1 mg
Piridoksin 0.215 mg
Riboflavin 0.060 mg
Tiamin 0.200 mg
Vitamin C 21.1 mg
Vitamin A 375 IU
Vitamin E 0.36 mg
Vitamin K 53 mcg
Pantotenik Asit 0.245 mg

Mineraller:b

Sodyum 8 mg
Potasyum 303 mg
Demir 0.80 mg
Selenyum 0,7 mcg
Çinko 0.60 mg
Magnezyum 57 mg
Manganez 0.990 mg
Kalsiyum 81 mg
Bakır 0.094 mg
Fosfor 63 mg

Besin Değerleri:

Enerji % 1.5
Karbonhidratlar 7.03 g
Protein 2 g
Diyet Lif % 9
Toplam Yağ 0,1
Kolesterol 0 mg

Bamyanın Sağlığa Faydaları:5032_ok2

-Bamyanın lif içeriği pek çok yararlı niteliklere sahip olmasını sağlar özellikle mide bağırsak sağlığını korumaya yardımcı olur.

-Bamya suyu emmeye yardımcı olur ve aşırı kolesterol, metabolik toksinler ve aşırı safrayı yakalayıp dışkı yoluyla dışarı atar. İçeriğindeki büyük su yüzdesi kabızlık, gaz, şişkinlik ve mide problemlerini önler.

-Bamya kilo vermek isteyenler için çok uygun bir sebzedir. Bamya genellikle kısık ateşte pişirildiğinden besin değerleri korunur. Yüksek ısı nedeniyle faydalarını kaybetmemiş olur.

-Saçınıza hacim kazandırmak için bu ipucundan faydalanabilirsiniz. Yatay dilimlenmiş bamyaları sümüksü olana kadar kaynatın. Soğumasını bekleyin, bir kaç damla limon ekleyin ve son durulamada bu suyu kullanın. Bu saçınıza canlılık ve hacim kazandıracaktır.

-Bamyadaki lifler, kan şekeri düzeylerinin korunmasını ve ince bağırsakta emiliminin düzenlenmesinde yardımcı olur.

-Bamya probiyotikler olarak bilinen iyi bakterilerin yayılmasını kolaylaştırır. Bu bakteriler ince bağırsakta yoğurt ile çoğalanlara benzerdir ve B vitamini kompleksinin sentezlenmesine yardım eder.

-Bamya sivilceleri önlemeye yardımcı olur ve pürüzsüz bir cilt sağlar.

-Bamya tohumlarında bulunan protein ve yağ, yüksek kaliteli bitkisel proteinin iyi bir kaynağıdır. Triptofan, sistin ve diğer kükürt amino asitleri gibi amino asitler açısından zengindir.

-İrritabl bağırsak hastalığının tedavi edilmesi, ülserlerin iyileşmesi ve sindirim sisteminin yatıştırılmasına yardımcı olan bamya, aynı zamanda çok iyi bir müshildir.

b2-Bamya yaz sıcakları ve güneş çarpmaları için çok iyidir.

-Bamya ateroskleroz ve astım için iyidir.

-Bu sebze diyabetin önlenmesinde yardımcı olabilir.

Bamya Seçmenin İpuçları:

Bazen kötü kalitedeki bamyalar yemek pişirmeyi zorlaştırabilir ve yemeğin tadını bozabilir bu nedenle iyi bamyaları seçmek önemlidir.

*Her zaman gevrek ve olgunlaşmamış olan bamyaları tercih edin.
*Küçük bamyalar daha yumuşak ve lezzetlidir.
*Büyük bamyalardan kaçının ve koyu yeşil renkli olanlarını tercih edin.
*Fazla olgunlaşmış bamyalarda kaçınmanız gereken kesikler veya lekeler vardır.
*Bamyayı buzdolabında 2 gün boyunca saklayabilirsiniz, bu süreden sonra besin değerleri azalmaya başlar.

Yani olgunlaşmamış, gevrek, küçük ve koyu renkli bamyaları seçip düzenli şekilde tüketirseniz yukarıda bahsedilen bamyanın tüm faydalarından yarar sağlayabilirsiniz.

Salepgiller / Orkidegiller

Salepgiller veya Orkidegiller (Orchidaceae), Asparagales takımına ait bir familyadır.

Salepgiller (Orchidaceae) familyası çiçekli bitkilerin ikinci büyük familyasıdır. Dünyada yaklaşık 880 cins ve 22 binden fazla tür ihtiva etmektedir. Geniş yayılışlıdır, çoğunluğu tropiklerde yayılmış, soğuk ılıman ve subarktik bölgelerde daha az yayılmıştır, tropiklerdeki türlerden bazıları epifittir.

Türkiye’de 24 cins ve 60’dan fazla türü bulunmaktadır.

Morfolojik özellikleri

Yumrulu, rizomlu çok yıllık otsu bitkiler, bazen epifit, bazen saprofit ya da parazit halindedirler. Bunların çok küçük olan tohumlarıancak belirli mantarlar tarafından aşılandıktan sonra çimlenir.

  • Yapraklar basit, bazen pul şeklinde; almaşık (alternat), bazen iki sıralı, nadiren karşılıklı veya çevrel (vertisillat) şeklindedir.
  • Çiçek durumu tek salkım (rasem), başak veya bileşik salkımdır. Çiçekler er dişi, nadiren tek eşeyli ( türler bir evcikli veya iki evcikli), zigomorf, nadiren aktinomorf simetriye sahiptir.
  • Çiçek örtü yaprakları (periyant) perigon halinde ve 2 dairede, her dairede 3 tepal mevcut, iç dairenin orta yaprağı bazen birkaç loplu belirgin bir dudak şeklini almış ve açılmış çiçekte aşağıya doğru sarkmıştır. Ekseriye bu perigon yaprağı nektaryum ihtiva eder.
  • Androkeum 1 veya 2 stamenden oluşur. Bazıları staminod, ginostegyum var.
  • dişi organ (Ginekeum) 3 bileşik meyve yapraklı(karpel), yumurtalık alt durumlu, genellikle wikt:parakarp-parakarp, tohum taslağı (ovül) çok sayıdadır.
  • Meyve küçük ve bol tohumlu kapsül halindedir.
  • Tohumlarda embriyo çok küçük, farklılaşmamış ve endosperm (besi doku) bulunmaz.

Hünnap Meyvesinin Faydaları Nelerdir?

Çin’de uzun zamandır önemli bir bitkisel ilaç olarak bilinen hünnap meyvesi, sadece tat tomurcuklarını hoşnut etmekle kalmaz, aynı zamanda doğadaki besin ögelerinin küçücük bir paket haline getirilmiş şekli gibidir. Hünnap meyvesinin sağlık yararları hakkında daha fazla bilgi için okumaya devam edin.

5169_hunnapHünnap meyvesinin Çin kökenli olduğu düşünülmektedir ve Çin hurması da denilmektedir. Bu meyve çeşidine bağlı olarak kiraz veya erik boyutunda olabilir. İnce, yenilebilir kabuk ile kaplı beyaz eti vardır. Çoğu kişi hala ham ve yeşil olduğu zamanlarda yemeyi tercih eder. Meyve olgunlaştığı zaman yeşil rengini bırakır ve bazen kızıl kahverengi noktalar taşıyan, kahverengi veya morumsu bir renk alır. Tamamen olgunlaşmış bir hünnap meyvesi kuru üzüme biraz benzer şekilde tamamen kırmızı ve buruşuk görünüm alır. Makalenin geri kalanında bu Asya meyvesinin sağlık yararlarını açıklayacağız.

5169_bunch-of-jujubes-363x400Hünnap Meyvesinin Faydaları Nelerdir?

-Hünnap meyvesini bu kadar sağlıklı yapan şey, belki de içerdiği C vitaminidir. C vitamini vücuttaki serbest radikal hasarını azaltmaya yardımcı olan ve bağışıklık sistemini güçlendiren güçlü bir antioksidandır.

-Hünnap meyvesi niasin (B3 vitamini) zenginliği sayesinde kan dolaşımını geliştirir.

-Önemli bir sağlık yararı da kan basıncı üzerindeki etkisidir. Meyve aynı zamanda potasyum içerdiğinden yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Meyvenin düşük sodyum içeriği az tuzlu diyet yapması gereken insanlar için sağlıklı bir seçimdir.

– İçindeki kalsiyum kemik gücünü artırmaya yardımcı olur ve magnezyum kas tonusunu arttırır.

-Geleneksel Çin tıbbında hünnap meyvesinin meme kanseri tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.

-Geleneksel Çin ve Kore tıbbı uygulayıcıları bu meyvenin antibakteriyel, antifungal, anti-ülser ve anti-inflamatuar özellikleri olduğunu iddia etmektedir.

-Bazı klinik çalışmalar hünnap meyvesinin kronik kabızlık belirtilerini azaltabileceğini ve aynı zamanda ilk ay içinde bebekleri etkileyen sarılığın tedavisine yardımcı olabileceğini bildirdi.

-Bu meyve ayrıca kuru, kaşıntılı deri, yara ve ülser gibi yaygın cilt hastalıklarının tedavisinde de faydalıdır.

-Hünnap meyvesinin, stres veya anksiyeteyi azaltmaya yardımcı bazı özelliklere sahip olduğu düşünülmektedir.

-Semptomları bu meyve ile tedavi edilebileceği düşünülen diğer durumlar ise;
*iştahsızlık
*ishal
*anemi
*yorgunluk
*histeri
*ateş
*astım
*iltihap
*göz hastalıkları

-Hünnap meyvesinin önemli bir özelliği de sağlıklı karaciğer işleyişi ile bağlantılı olmasıdır. İçerdiği antioksidanlar karaciğere koruma sağlar ve yenilenmesini sağlar. Bu bilgi yaklaşık 40 dakika boyunca kan temininden mahrum bırakılan karaciğerin hünnap meyvesi yardımıyla iyileşme gösterdiği bir hayvan çalışmasında elde edilmiştir.

-Karaciğeri güçlendirici etkileri geleneksel Çin tıbbında, siroz ve hepatit gibi durumların tedavisinde bu meyvenin kullanımı ile bağlantılı olabilir.

Hünnap meyvesinin aşırı tüketiminin bilinen hiç bir yan etkisi olmamasına rağmen, devam eden herhangi bir kronik sağlık sorununuz varsa, doktorunuz ile bu konuyu konuşmanız gerekmektedir. Yine de her şey de olduğu gibi bu meyveyi de aşırı miktarda tüketmek yan etkilere yol açabileceğinden dikkatli olmalısınız.

Büyük baobab

Büyük baobab (Adansonia grandidieri), Madagaskar’da bulunan 6 türdeki baobab ağacının en büyüğü ve en ünlüsüdür. Adansonia cinsi altında soyu tehlike altında olarak sınıflandırılmıştır.

Büyük baobab
Büyük baobab

Büyük baobab, kırmızımsı-gri rengiyle pürüssüz yüzeye ve üç metrelik iri silindirik gövdeye sahiptir. Boyları 25’ten 30 metreye kadar ulaşmaktadır.

Tür, Madagaskar’a (endemik) özgüdür. A. grandidieri Fransız araştırıcı Alfred Grandidier (1836–1921) anısına bu adı almıştır.

Sinekkapan bitkisi

Sinekkapan bitkisi veya Venüs Sinek Kapanı veya Böcekkapan bitkisi (İngilizce: Venus flytrap), Dionaea muscipula familyasından, ABD’nin güneydoğusundaki sulak alanlarda yetişen, böcek ve örümcekgiller ile beslenen bir bitki.[1] Çok yıllık bir bitki olan sinekkapan, etçil bir bitkidir. Dikenli yapraklarını kapatarak, yaprağın üzerinde bulunan avını sıkıştırır. Özel sindirici sıvı salgılayarak avını öldürür ve beş ila yirmi gün arasında sindirir. Araştırmalar sonucunda böcekkapan bitkisinde elektrik içeren bir mekanizmanın olduğu iddia edilmiştir. Bitki yapraklarının iki ucunda yer alan üçgen şeklindeki üçer tüyün, fiziksel uyarımları elektriksel uyarılara dönüştürebilme özelliği olduğu ve avın yaprak üzerindeki hareketi ile bitkinin elektrik mekanizmasını kullanarak avını yakalayabildigi saptanmıştır.

Tanım


Sinekkapanın rozet biçiminde yayılmış dört ile sekiz yaprağı ve şemsiyemsi beyaz çiçeklerle son bulan bir sapı bulunur. Her yaprağın ayası uca doğru ip gibi uzar. Bunun iki yanında bir menteşenin iki kanadı gibi bakışımlı ve yassı iki lop yer alır. Lopların kenarları kıllarla çevrilidir. Üst yüzlerinin ortasına doğru en küçük temasa bile duyarlı, üç sert kıl vardır. Bir böcek bu kıllardan birine bir kez dokunursa kapan kapanmaz. Bir kıla dokunduktan sonra başka bir kıla veya yirmi saniye içinde tekrar aynı kıla dokunursa kapan menteşemsi iki kanadı harekete geçerek üst üste gelir ve kenardaki kıllar birbirine girerek hayvanı içeriye hapseder.[2] Bunun amacı yanlış alarmları önlemektir.

Tuzağın dişleri aralık kalacak şekilde kapanır. Bu sayede yaprakta yer alan büyük av küçük aralıktan kaçamazken, küçüklerin kaçmasına izin verilmiş olur. Bitkinin kapanı yalnızca üç defa tuzak kurabilir ve bitki bu yüzden büyük avları tercih eder. Kapanın kapanma hızı, nem miktarı, ışık, avın boyutu ve genel yetişme koşulları gibi etkenlere bağlı olarak değişebilir. Yaprak üzerindeki avın kaçmak için çırpınma hareketi, bitkinin avını daha kolay sindirmesine yardımcı olur. Yaprağın üzerinde bulunan çok sayıda küçük salgı bezi, proteolitik, asitli bir öz su salgılar. Bu sıvı, böceği öldürerek yumuşak kısımlarını eritir, bitki bu erime ürününü soğurur ve tuzak birkaç hafta sonra tekrar açılır. Kuruyan kapanlar bitkiye zarar vermemesi için kesilir. Her kapanın sadece bir kerelik ömrü yoktur. Yağmur suları kapanı tetiklemez. Yanlışlıkla kapanan kapanlar yaklaşık yarım saatte açılır. Bitkinin üzerinde geliştiği turbalı toprakların azot eksikliğini gidermek üzere bu şekilde elde edilen azotlu besinleri kullandığı sanılmaktadır, ama bu kesin bir olgu değildir.

Bilim insanları, sinekkapan bitkisinin Drosera (sundews) ile yakından ilişkili olduğu sonucuna varmışlardır.

Sinekkapan bitkileri, tohumdan yetiştiği zaman dört veya beş yılda olgunluğa ulaşırlar. Doğru koşullarda yetiştiği takdirde ise yirmi ila otuz sene yaşayabilirler. Sinekkapan bitkisi, kış aylarında domancy ismi verilen bir kış uykusuna yatarlar. Bu uyku döneminde kapanları kararır ve dökülür, bitki normal görünümünden uzaklaşır. Bahar ayı geldiğinde ise bitki tekrar yeni kapanlar oluşturarak eski görünümüne kavuşur. Genç bitkiler ilk birkaç sene boyunca kış uykusuna ihtiyaç duymazlar.

Şebboy

Şebboy (Mathiola incana), Farsça şeb (gece) ve buy (koku) sözcüklerinin birleşimi, yani gece kokan demekmiş şebboy…

Turpgiller familyasındandır. Adını Farsça’daki Şebbuy (gece kokusu) sözcüğünden alan, gerçekten nefis kokusu geceleri ve bulutlu ya da yarı karanlık gündüzlerde daha da artan şebboyların anayurdu Akdeniz Havzası’dır. Birçok doğal ve yabani türü olan şebboylar, değişik türlerine göre 30100 cm. arasında boylanabilen bir ya da çokyıllık otsu bitkilerdir. Burada konumuzu ilgilendiren Bahçe Şebboyu (M.incana) türü, 3040 cm kadar boylanabilen bir yıllık bitkidir. Yumuşak dokulu, gri renkli uzun yaprakları mızrak biçimindedir. Uzunca bir sapın ucunda salkımlar halinde açan yalınkat ya da çoğunlukla katmerli çiçeklerinin taçyaprakları eskiden Avrupalı erkeklerin giydiği gömlek yakaları gibi kat kat görünümde olur. Yukarıda da değindiğimiz gibi çok hoş kokulu olan bu çiçekler mavi, pembe, mor, sarı, beyaz ya da gül rengindedir. Kokusu ve görünüşüyle çok güzel olan şebboylar, çiçek tarhlarının vazgeçilmez çiçeklerindendir.

İstekleri ve Üretimi


Şebboylar, bol güneşli yerleri ve organik madde yönünden zengin toprakları sever, geceleri serin ve nemli olan ortamlarda daha iyi gelişir. Bazı şebboy türleri, yarıgölge yerlere de uyum sağlayabilir. Şebboy bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Bitkinin tohumları ilkbahar mevsiminde ve havalar ısındığında bahçelerdeki yerine 20’şer cm. arayla ya da ilkbaharın başlarında sıcak yastıklara ekilir. Bitkinin çimlenmesi iki hafta içinde gerçekleşir. Sıcak yastıklarda olgunlaşan fideler havalar ısındığında bahçelerdeki asıl yerlerine aynı aralarla şaşırtılır. Şebboy bitkisi, tohumunun ekiminden 10 hafta sonra çiçek açmaya başlar. Yalınkat çiçek açanları sökülüp atılarak bahçede katmerli olanlarının kalması sağlanır. Şebboy bitkisi, çiçek açma dönemi bitince gözden çıkarılıp yerinden sökülür.